Sex Hikayeleri

6 ay önce - Admin Ekledi - 216 Kez Okundu

Evlilik Yıldönümü Hediyesi – Erotik Hikayeler

Evlilik Yıldönümü Hediyesi – Erotik Hikayeler

Merhaba, ismim Tuğçe. 32 yaşındayım, 3 yıllık evliyim ve yakın zamanda bir de çocuğum oldu. İyi bir işim ve mutlu bir evliliğim vardı. Kumralım, 1.70 boyundayım ve 48 kiloyum. Zayıf olmama rağmen biçimli bir popom vardır (pilates sağolsun). Memelerim A-Cup. Belki de vücudumda sevmediğim tek yanım memelerimin küçük olması. Kocamla birbirimizi severek evlendik. Seks hayatımız da çok iyiydi. Tutkulu ve romantik sevişirdik. “-dik” diyorum, çünkü uzun bir süredir sevişmedik. Hikayem de bununla başlıyor zaten.

Hamilelik, doğum vesaire bu işlere mecburi ara verdik. Ama ben hazır olduğumda da kocam bana yanaşmadı. Hatta 4-5 kez de bahanelerle beni reddetti. İlk başlarda anlayışlı olmaya çalıştım ve ona çok kızmadım. Bu sürede de ben mastürbasyon yaparak kendimi tatmin ettim. Pørnø sitelerini, hatta sürekli seks hikayeleri okuduğum bu siteyi de bu dönemde öğrendim. Kocama karşı anlayışlı tavrım ise evlilik yıldönümümüzde değişti. O gece özel bir yemek yapmış, şık ve sexy giyinmiştim. Ama kocam o gece de beni sikmek istemeyince, “Artık beni arzulamıyorsun!” diyerek kavga ettik, ben evden çıkıp en yakın arkadaşım İpek’in yanına gittim. Bütün gece dertleştik.

İpek biraz uzaklaşıp kafa dağıtmanın bana iyi geleceğini söyledi. Ve ertesi gün Bodrumda’ki yazlığımıza gitmek için plan yaptık. Ertesi sabah annemi arayıp çocuğa 2-3 gün bakmasını rica ettim ve evden de bir bavul hazırlayıp yola çıktık. Bu arada İpek benim üniversiteden beri 10 yıllık arkadaşımdı. Benden bir yaş küçük ve bekar. Benim aksime o biraz daha kısa ve kıvrımlı bir vücuda sahip. Gittiğimiz ilk akşam meyhanede dertleştik. Ben sürekli, “Artık güzel değil miyim, tüm doğum kilolarımı verdim, karnım bile dümdüz, kocam beni neden istemiyor?” diye ağladım. İpek de teselli etti.

Ertesi gün tüm gün havuz, güneş, bira takıldık. Akşam da İpek tutturdu eğlenmeye çıkalım diye. “Klüpte erkeklerin ilgisini görünce ne kadar güzel bir kadın olduğunu hatırlayacaksın, keyfin yerine gelecek” diye beni ikna etti. Ben de kocamın beni evlilik yıldönümümüzde reddettiği elbiseyi giydim. Elbise siyah, askılı ve derin sırt dekolteli ve miniydi. Göğüs dekoltesi yok gibiydi, ama sırtım tamamen açıktı. İpek de benim tersim derin göğüs dekolteli mini bir çiçekli elbise giymişti. Akşam 20:00 gibi bir mekana gittik. Zaten tüm gün içtiğimiz için 1-2 birşey içip kendimizi dansa vermemiz uzun sürmedi. Tabi bu sırada bazı erkekler geliyor, bazıları da uzaktan kesiyordu. Hiçbirinden hoşlanmadığımız için yüz vermiyorduk.

Bir ara soluklanıp birşeyler içmek için kokteyl masasına geçince, hemen iki erkek ellerinde içkilerle yanımıza geldiler. İkisi de 1.80-1.85 boylarında, kaslı ve geniş omuzluydular. Hoş vücutları vardı, ama, kısa, dar paça pantolonlu, beyaz yapışan gömlekli, nargileci tiplerdi. Normalde bu tip erkeklerden hiç hoşlanmam, ama nedense o gece gözüme bir hoş geldi ve uzattıklari içkiyi aldım. Yanımıza gelmeden önce zaten bizi paylaşmışlar. Benim yanıma gelenin adı Engin, İpek’in yanına giden de Aslan’dı. Yaşları da en fazla 25 falandır. İpek tiplerden hoşlanmadığını bana kaş gözle anlatıyordu, ama ben anlamamazlıktan geldim ve Engin ile dans etmeye başladık.

İlk başlarda düzgün dans ederken, vakit geçtikçe Engin bana sokulmaya başlamıştı. Arada belimden sıkıca kavrayıp iyice kendine çekiyor, öpüşme mesafesinde dans ediyorduk. Sonra belimi bırakınca ben yine 1-2 adım uzaklaşıyordum. Bu sırada da İpek ile aslan da dans ediyordu, ama İpek aslanın yakınlaşmasına izin vermiyordu. Bir ara ben Engin’in önünde arkamı dönüp dans etmeye başladım. O da hemen götüme sürtünmeye başladı. Dar kumaş pantolonunun altındaki sikinin sertleştiğini hissedebiliyordum. Ben kendimi geri çekmeyince, boynuma, omuzlarına küçük öpücükler kondurmaya başladı. Heyecandan ellerim buz gibi olmuştu.

O sırada İpek gelip, “Tuvalete gidelim!” dedi. Tuvalete gidince de, “Kızım ne yapıyorsun demeyeceğim de, o kadar erkeğin arasında bu tiplerle mi yapacağız?” diyerek kızdı. Ben de, “Merak etme, biraz oynaşacağız sadece, sen istemiyorsan yapma!” dedim ve tuvaletten çıktık.

Yine Engin’in önüne geçip, bu sefer ben sürtünmeye başladım. Engin de cesaretlenip bir elini bacağıma atıp okşamaya başladı. Elini yavaşça elbisemin içine ilerletirken diğer eliyle de mememi okşadı. Eli külotuma doğru ilerleyince elini tutup çektim ve yüzümü döndüm. O an burun buruna geldik ve dudaklarına yapıştım. Barın ortasında deli gibi öpüşmeye başladık. Bu anı en son 10 sene önce öğrenciyken yaşamışımdır. Engin’in de eli hiç boş durmuyor, bu sefer de iki eliyle popomu okşuyordu. Birkaç dakika öpüştükten sonra yine içki molası verdik.

Aslan ve İpek de yakınlaşmaya başlamıştı. Ben yine dans etmek için Engin’in elinden tutunca, belimden kavrayıp kulağıma, “Ben yoruldum burdan, daha sakin bir mekana gidelim!” dedi. Ben de, “Tamam!” deyip toplandım ve İpek’le Aslan’ın yanına gidip, “Biz başka yere geçeceğiz!” dedik. İpek hemen lafa atlayıp, “Biz burda iyiyiz!” dedi. Vedalaşırken de İpek kulağıma, “Dikkatli ol!” diye fısıldadı. Ben de, “Merak etme, ileri gitme niyetinde değilim!” dedim. Ama kulüpten çıkınca, Engin, “Sahile mi gitsek?” diye sorunca, ben, “Direkt sana da gidebiliriz!” dedim.

Engin’in gözleri parladı ve hemen oteline gittik. Odaya girer girmez çantamı sehpaya atıp lavaboya girdim. Çıktığımda Engin gömleğini çıkarmış, tekli koltukta oturuyordu. Minibardan bir viski açıp bardaklarimıza koymaya başladım. Bu sırada da Engin, “Telefonun geldiğimizden beri çalıp duruyor!” dedi. Dönüp elimde bardaklarla yanına geçene kadar telefonumu almış ekrana bakıyordu. Şaşkınlıkla, “Sen evli misin?” diye sordu. Telefonda arayan kocamdı. Ben de bardaklardan birini ona uzatıp, sakince kucağına oturdum ve “Bu gece benim tek kocam sensin!” deyip dudaklarını öpmeye başladım.

Biraz öpüştükten sonra kalkıp önünde yere oturdum. Yavaş yavaş kemerini çözdüm, sonra fermuarını açıp pantolonunu sıyırdım. Sonra da boxerını. Siki dimdik olmuş ve başı da kıpkırmızıydı. Bu sırada da Engin keyifle beni izliyor ve içkisini içiyordu. Ben de bardağımı shot yaptım ve ayağa kalkıp tekrar dudaklarına yapıştım. Biraz öpüşünce Engin de ayağa kalktı ve arkamı çevirdi. Bir yandan sırtımı öpüp bir yandan da elbisemi çıkarttı. Karşısında dantelli külotumla kalınca da bir hışımla yatağa götürdü beni. Yatakta boynumu, memelerimi hatta karnımı bile öpüyor, yalıyordu. Siki bacağıma sürtündükçe heyecanım iki katına çıkıyordu.

Engin yavaşça memelerimden karnıma, oradan da kasığıma geçti. Baldırlarımı öperek külotumu çıkardı ve bacaklarımı omzuna aldı. Sikini yavaşça amıma yerleştirdi. Amım zaten sırılsıklamdı, Engin de zorlanmadan girmeye başladı. Ama siki gerçekten uzundu ve sanki sok sok bitmiyordu. Tamamını içime aldığımda artık yastıkları tırnaklıyordum. Bir müddet durup yavaş yavaş git-gel yapmaya başladı. Ben inledikçe de Engin hızlanıyordu. Birkaç dakikada ben kasılarak orgazm oldum. Ama Engin aynı tempoda devam ediyor, “Aşkım, harikasın, çok güzelsin!” diye inliyordu. Ben tam ikinci kez orgazm olurken de yavaşlar gibi oldu, ama sonra sikini çıkarıp misyoner pozisyonunda sikmeye devam etti. Toplam yarım saatten fazla siktikten sonra inleyerek içime boşaldı. Ben de 4 kez orgazm olmuştum. Engin sikini amımdan çıkardığında halen dimdikti.

Biraz soluklanıp birer viski daha içip öpüştük. Engin, “Bebeğim senle anal yapmak istiyorum!” diye kulağıma fısıldadı. Ben de yatakta doğruldum ve önünde domalıp, “Bu gece seninim canım, beni istediğin gibi becer!” dedim. Engin de hemen arkama geçti. Önce biraz götümü dilledi. Bu sırada da durup durup bana iltifat ediyordu. Sonra da sikinin başını yavaşça götüme dayayıp sokmaya başladı. Amıma yaptığı gibi hızla sokamıyordu. Hepsini oktuktan sonra da yine önce yavaş sonra hızlı tempo sikmeye başladı. Ben hem acıdan hem de zevkten çığlıklar atıyordum. Engin de, “Harikasın, dayanamıyorum sana, müthişsin!” diye diye boşaldı. Bu sefer maksimum 10 dakika sürmüştü.

Nefes nefese yanıma yattı. Bir içki molasından daha sonra bu sefer ben hareketlendim ve inmiş sikini yalamaya başladım. Engin de hafifçe doğrulup sırtını yatağın başlığına vermiş, anın tadını çıkarıyordu. Siki saniyeler içinde yine dimdik olmuştu. Sikini tamamen ağzıma alıyor, taşaklarını emiyordum. Bir ara bir fotoğraf sesi duyunca fırladım. Engin elinde telefon, fotoğrafımı çekmişti. Refleksle elinden telefonu kapıp, “Napıyorsun sen?” diye çıkıştım. “Birşey yapmadım, bizim Aslan’a atacaktım fotoğrafı!” dedi panikleyerek. Tabi ben fotoyu göndermeden sildim. Engin de, “Özür dilerim, kötü niyetim yoktu. İpek bu salağı mekanda bırakmış gitmiş. Bu da tek başına odasındaymış. Azıcık kıskandırayım, hem de o da bakarak 31 çeksin diye atacaktım. Söz bir daha telefon falan yok!” dedi.

Ben de, “İpek de ayıp etmiş, şimdi Aslan’a üzüldüm. O zaman onu da çağır da yazık tek başına sıkılmasın!” dedim gülerek. Engin bu dediğime çok şaşırdı, “Bak çağırıyorum?” diye tekrar tekrar sordu. Ben, “Çağır, ciddiyim!” deyince de mesaj atıp çağırdı. Viskimiz bittiği için gelirken de viski getirmesini istedik. Bu sırada ben de duşa girip çıktım. Benden sonra da Engin girdi.

Ben bornozla uzanırken kapı çaldı ve Aslan geldi. Elinde birazı içilmiş viski şişesi yalpayalarak odaya girdi. Şöyle bir beni baştan aşağı süzdü. Hiçbir şey demeden bornozumun önündeki kuşağı çözüp beni sertçe duvara dayadı. Eğilip memelerimi öpmeye, ısırmaya başladı. Sanki sevişmiyor, ayı gibi saldırıyordu. Ben acıyla bağırınca da dudaklarıma yapışıyordu. Hayatımda ilk defa böyle bir sevişme yaşıyordum. Onu odaya ben çağırmıştım, ama sanki zorla girmiş gibi davranıyordu. Bir yandan memelerimi yalayıp yutarken, bir eliyle de amımı parmaklamaya başladı…

Sonra pantolonunun fermuarını açıp sikini çıkardı ve amıma tek seferde soktu. Yavaş yavaş git-gel yapıyordu, ama sertçe yapıyordu ve canımı acıtıyordu. Sanırım siki Engin’inkinden kısaydı ama daha kalındı. Bu şekilde sikişirken Engin de duştan çıktı ve yatağa uzanıp bizi izlemeye başladı. Benim için de acıyla zevk birbirine karışmış ve orgazm olmuştum. Aslan da bir yandan sikiyor bir yandan viski şişesini bir tepesine dikiyor, bir bana içiriyordu…

Beni ayakta 15 dakika falan siktikten sonra Aslan içime boşalıp gidip yatağa uzandı. İkisi de yatakta yanyana çırılçıplak yatmış, ben üstümde bornozla önüm açık dikilirken bana bakıyorlardı. Ben de ne yapacağımı bilememiştim. Sessizliği Aslan bozdu, “Kanka bu nasıl güzel karı böyle ya, ben hayatımda bunun gibisini sikmedim!” dedi. Engin de, “Kardeşine dua et, bak seni de çağırdım!” dedi. Sanki ben yokmuşum gibi konuşuyorlardı. Engin bana, “Canım, bak misafirimizin siki inmiş, yardımcı ol!” dedi. Aslan da heyecanla, “Yok artık, sakso da mı çekiyor?” dedi. Ben de bir şey demeden bornozumu çıkarıp yatağa geçtim ve Aslan’ın sikini ve taşaklarını yalamaya başladım…

Bu sırada yine ben yokmuşum gibi konuşmaya devam ediyorlardı. Engin, “Kanka bu gece sabaha kadar her deliğini sikeceğiz, merak etme!” diyor, Aslan da, “Yok şöyle sikeceğim, böyle sikeceğim!” diye konuşuyordu. İkisi ben 5 dakika yalayana kadar koca şişe viskinin çoğunu içmislerdi. Sonra Engin saçımdan tutup kafamı sikine yöneltti. Aslan da kalkıp kalkıp arkama geçip, “Domal bakalım!” dedi. Ben de dediğini yaptım. Önümde Engin’in sikini yalarken, Aslan da sikini götüme geçirmeye çalışıyordu. Ama o kadar hızlı sokmaya çalıştı ki, canım yandı ve ve kendimi kasıp girmesini engelledim. Aslan da ilerleyemedikçe daha sert sokmaya çalışıyordu. Benim de gözümden yaşlar akmaya başladı ve Engin’in sikini de yalamayı bıraktım. Arkamda Aslan, “Kasma kendini, serbest bırak!” diyerek popomu şaplaklıyor, Engin de sikiyle yüzüme vurup, “Hadi yala!” diye kızıyordu.

O an kendime, (Ben burda napıyorum?) diye sordum. Bir saat önce bana tapan Engin, Aslan’la birlikte ayıya dönmüş, bana orospu, köle muamelesi yapıyordu. Ama ben de itiraz etmek yerine dediklerini yapıyordum. Ben kendimi biraz serbest bırakınca Aslan götüme sikini komple geçirdi. Ben çığlığı basınca da Engin ağzıma sikini soktu. Aslan, “Kanka beli çok ince, kırmayalım!” deyip güldü. Engin de, “Valla ben sikerken öyle bir kasıldı ki, tüm kaburgaları sayılıyordu. O an kırılmadıysa bir daha kırılmaz!” dedi gülerek. Böyle konuşmalarından hem rahatsız oluyordum, ama bir yandan da orgazm olmaya devam ediyordum…

Aslan içime boşalınca yer değiştirdiler. Engin götümü sikiyor, ama bir türlü boşalmıyordu. Aslanın siki kalkınca yatağa yattı ve üstüne çıkmamı söyledi. Engin de sikini götümden çıkarınca dediğini yaptım ve Aslan’ın sikinin üstüne oturdum, amıma aldım. Sonra Aslan beni sıkıca kucakladı, göğüslerimiz birbirine değiyordu. Popom açığa çıkınca da Engin arkama geçip götüme sokup sikmeye başladı. Şimdi içimde iki yarak vardı, biri amımda, biri götümde. Ben deli gibi inliyor, ardı ardına orgazm oluyordum. Engin ve Aslan ise hiç konuşmadan, sanki makina gibi sikiyorladı…

Sonunda ikisi de boşalınca kalktılar ve yer değiştirdiler. Artık benim halim kalmamış, tüm kaslarım ağrıyordu. Kendimi onlara teslim etmiş, bitirin de yatalım modundaydım. Yarım saat kadar siktiler, ama bu sefer boşalmadan üstümden ve altımdan çekildiler. Ben şimdi hangi pozisyonda yapacağız diye onlara bakarken, kalktılar ve karşımda 31 çekmeye başladılar. Ben ne oluyor demeye kalmadan da yüzüme boşalmaya başladılar. Yüzüm, gözüm, dudaklarım, saçlarım hep döl olmuştu. Aslan sikinde kalanları ve eline bulaşanları memelerime siliyordu. Yüzümden akan döller de boynuma süzülüyordu. İkisi de kahkahalarla bana bakıyordu…

Ben de fırlayıp banyoya girdim ve yarım saate yakın duş alıp temizlendim. Duştan sonra odaya geçtiğimde ikisi de halen uyanıktı. “Gel bakalım!” diye beni yatağın ortasına aldılar. Biri bir yanımda, diğeri öbür yanımda yatıyordu. Bornozumu çıkarıp soydular. Sakin sakin oynaşmaya başladılar. Kimi kolumu öpüyor, kimi göbeğimi. Ben, “Artık yeter, ben uyumak istiyorum!” dedim kararlı bir tavırla. Engin de, “Canım sen yoruldun mu, iki yarrak çok mu geldi?” diye güldü. Aslan hiç oralı olmadan mememi öpüp yalıyordu, sonra bir anda fırlayıp, “Lan ağzıma bir şey geldi, bu ne?” diye bağırdı. Mememi emince sütüm gelmişti. Ben bir şey demedim. Engin de hemen, “Ne o lan?” diyerek mememi emmeye başladı. Sonra da, “Lan memeden ne gelir, süt işte, baksana!” diyerek emmeye devam etti. İki sarhoş bir süre daha memelerimle oynadıktan sonra üçümüz de sızdık…

Sabah da ikisi uyurken yavaşça kalkıp giyinip gittim. İpek’e, üçlü yaptığımızı anlatamadım, ama Engin’le seviştiğimi anlattım 🙂